Paylaş

St. Petersburg…

Savuşkina Caddesi.

Numara 55.

Bu adres, Putin’in trol fabrikasına ait.

Tabelasında “Internet Issledovaniya” yazıyor, yani, internet araştırmaları… 24 saat kesintisiz, vardiyayla 1000 kişi çalışıyor.Ne iş yapıyorlar? Rusça, İngilizce, Almanca, Arapça ve Türkçe haber sitelerine yorum yazıyorlar.Her bir çalışanın “sanki farklı kişiler”miş gibi 10 farklı hesabı var.Bu 10’ar farklı hesaptan her gün en az 500’er tweet atıyorlar.

Geleneksel medyayı gazete gazete, televizyon televizyon, tek tek kontrol etmek yerine, medyaya alternatif içerik üretiyorlar.Tamamen yalan, iftiralarla dolu ama, sanki “gerçek habermiş” gibi ikna edici tweetler atıyorlar.1000 çalışan 10 bin farklı hesaptan aynı yönde tweetler atılınca, okuyanlar ister istemez etkileniyor, “bu kadar farklı sayıda kişi aynı şeyi söylediğine göre, demek ki doğru” görüşü yayılıyor.

Trol’ün trol olduğu ortaya çıkarsa, deşifre olan ismini siliyor, başka isimle, başka profil fotoğrafıyla yeni hesap açıyor.Her trol’ün farklı rolü var.Rusya’daki haber sitelerine yönelik faaliyelerde, kimisi Putin yanlısı, kimisi Putin karşıtı tweetler atıyor.

Suni kutuplaşma yaratılıyor.Böylece, sanki sosyal medyada karşıt görüşler özgürce dile getiriliyormuş gibi,Rusya’da fikir özgürlüğü varmış gibi, sanki Kremlin müdahale etmiyormuş gibi bir atmosfer oluşturuluyor.Putin karşıtı tweet atan trollerin iddiaları ve görüşleri, Putin yanlısı troller tarafından atılan tweetlerle çürütülüyor, bu yöntemle Putin karşıtları yalancı, iftiracı durumuna düşürülüyor, rezil ediliyor.

Troller sadece siyasi tweet atmıyor.Tam tersine, mesela 100 tane alakasız konuda, spor, magazin, yemek, tatil, müzik hakkında tweet atıyorsa, beş tane siyasi tweet atıyor.Böylece, hem takipçi sayısı daha kolay artıyor, hem de algı yönetimi açısından daha inandırıcı oluyor.

Amerikan medyasına itirafçı olan bir Rus trol, bu sistemin etkisini “atlı karınca”ya benzetiyor… “Atlı karıncaya biniyorsunuz, arkanızda kim olduğunu bilmiyorsunuz, önünüzde kim olduğunu bilmiyorsunuz, bir daire etrafında devamlı dönüyorsunuz” diyor!

Facebook, Putin’in trol fabrikasına ait olduğu tespit edilen 300 civarında sayfayı engelledi.Azerbaycan, Özbekistan ve Ukrayna’ya yönelik faaliyet gösteren bu sayfaların 450 milyondan fazla takipçisi vardı.Twitter Putin’in trol fabrikasından çıkan 10 milyon tweet’i deşifre etti.İngilizce ve Almanca yazılan, Amerikan, İngiliz ve Alman kamuoyunu manipüle etmeyi amaçlayan bu tweetler, ABD başkanlık seçimi, Almanya hükümet seçimi ve İngiltere’deki Brexit referandumuna yönelikti.

Tabii bu küresel propaganda savaşında, toplumları sosyal medya üzerinden, siyasi, ekonomik ve kültürel açılardan “trol”leme işi, “sahte gerçeklik” yaratma işi, sadece Putin’e ait bir faaliyet değil…

Üstün zekalı bilişim endüstrisi profesyonelleri ve yetkin iletişimcilerin yarattığı, dünya çapında, yeni bir medya çağı bu.Çin’de algı tasarımı inşa eden, hem Çin halkına yönelik, hem de hedef ülkelere yönelik faaliyet gösteren trol platformları var.

Sıradan vatandaşmış gibi sosyal medyaya giren Çin devlet görevlileri, yılda 450 milyon civarında yönlendirici mesaj üretiyor.

İran’da var.

İsrail’de var.

Hindistan’da var.

Suriye’nin dijital ordusu,

ve hakeza diger ülkeler. Tahmininizden çok daha güçlü.

E dünyada vaziyet böyle olduğuna göre, interneti icat eden ABD’de durumun hangi boyutlarda olduğunu tahmin edebilirsiniz.Trump’ın başkan seçildiği 2016 seçimlerinde, ABD’de 300’ün üzerinde sahte haber sitesi kuruldu,tık diye tıklanması için iki milyona yakın sahte haber link’i üretildi.Trump yandaşı sosyal medya trafiği, sıradan vatandaş görünümü altında, tamamen trol hesaplarla yürütüldü.Türkiye’de kaba biri zannedilen Trump, aslında algoritmik propagandayla, bütün ABD halkını uyuttu.

Bilgi madenciliği yapan Londra merkezli bir şirket aracılığıyla, sosyal medya kullanan seçmenlerin, özellikle Facebook kullanan seçmenlerin, kişisel profillerini satın alıp, onlara yönelik sahte haber bombardımanı yaratıp, oy verme eğilimlerini etkiledi.Papa’nın Trump’ı desteklediği, Obama’nın Kenya’da dünyaya geldiği, Hillary’nın ipliğini pazara çıkaracak olan FBI ajanının öldürüldüğü gibi, palavralar yayıldı.Aslına bakarsanız sadece 10 bin kişiyi hedef aldılar… Söz konusu10 bin kişiyi etki altına aldıklarında, 30 milyon takipçi kitlesine ulaşacaklarını gördüler, buna yoğunlaştılar, başardılar.Farklı seçmen tiplerine, farklı söylemlerle, ürün satar gibi, kişisel pazarlama yaptılar.Hillary Clinton’ın her hamlesine karşı trol saldırısı başlatarak,gürültü yaptılar, kavram karmaşası yarattılar, boğdular.

Trump’la Clinton’ın televizyonda canlı yayın tartışmasına çıktıkları gece, Trump yanlısı trol hesaplardan Clinton yanlısı hesapların 7 misli tweet atıldı.Clinton’ın söylemediği sözler, sanki söylemiş gibi yayıldı.Tartışmayı televizyondan naklen seyretmeyip, sonradan sosyal medyadan takip edenlerin aklında “sahte gerçeklik” kaldı.

Ve maalesef, bu işin en iğrenç hali, en vahşi hali, en pespaye hali, Türkiye’de yaşanıyor.

1998 yılı Andıç Skandalıyla tüm Türkiye derin mahfillerin kara propaganda yüzüyle tanıştı.Bizzat Genelkurmay Başkanlığı’nın (GKB) kurup yönettiği internet siteleriyle de.Bu ETÖ’cülerin görünen yüzüydü.Sistemin ürettiği siyasal İslam üzerinden cemaate ilk operasyondu.

Nazli Ilicak bugün Cemaat operasyonlarindan dolayi ıcerde tutulmuyor 2000’de Internet andici ve Andıç skandaliyla ilgili GKB’nin psikolojik harb taktik belgesini ortaya belgesiyle koydugu deşifre ettigi için halen tutuklu mesela.Bir sürü gazeteci de işinden atıldi.

Merkez medyanın internet haberlerinin altına yönlendirici yorumlar yapıyorlardı, Etöcü ulusalcı  yazarları yüceltiyor, namuslu gazetecileri karalıyor, aşağılıyorlardı.Trol haber siteleri kurdular.Sahte isimlerle sosyal medya fenomenleri yarattılar.Özellikle gençlerin yoğun şekilde takip ettiği sosyal haber siteleri kurdular.

Taa ki 2013’e kadar…

2013’teki Gezi Parkı olaylarından sonra “Aktroller” peydah oldu.Etöcüler ve ulusalcılar büyük ölçüde imha edildi ,kabuk değistirdi,sosyal medyadaki yalan haber, yönlendirici yorum hakimiyeti Aktrollere geçti.Akp’yi rahatsız eden her kişi, her kurum ve her hadise hakkında yalan haber yayıyorlar, toplumun gerçekle bağını kopartıyorlar, toplumsal kutuplaşmayı bilinçli olarak keskinleştiriyorlar.

Sonuç:

Oxford Üniversitesi’nin 37 ülkeyi kapsayan dijital haber raporu’na göre, dünyada internet üzerinde en fazla yalan haber görülen ülke, Türkiye.37 ülkenin yalan haber ortalaması yüzde 26’yken, Türkiye’nin yalan haber ortalaması yüzde 49!

Tvleri gazeteleri kapatip satin alip susturan muhalif olanlari hapse atan herkesi f****ü ilan eden sistemden İnsanlar gerçek habere ulaşabilmek için twitter’a facebook’a whatsapp’a yöneliyor, oralarda da kılıktan kılığa bürünmüş troller kol geziyor.

Ve hal böyleyken…

 Meseleye hâlâ geleneksel medya anlayışıyla yaklaşmak, ne kadar doğrudur ?

Kaynak: O.Tuna(@berkbekir_)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz